Ana Sayfa Fatih Yüksel, Köşe Yazıları 17 Ocak 2024 79 Görüntüleme

Arkeologların Yeni Yüzyılı

Temelinde insan olan ve insanın yeryüzüne  ayak bastığı günden bugüne kadarki süreçte yapıp ettiklerini inceleyen, insanoğlunun  tarihsel yaşam alanlarının her birine dokunan ve tarihi bugüne taşıyan Arkeologlar, mesleki anlamda bugün önemli sorunlarla mücadele içerisindedir. Cumhuriyet’imizin yeni yüzyılının yeni yıl başlangıcında Arkeolog mesleği hakettiği değere ve saygınlığa artık erişmelidir.

Arkeologlar, Yeni yıldan ve yeni yüzyılın başından istihdam sorununun yeni yaklaşımlarla bir çözüm yolunun bulunmasının bir zorunluluk olduğunun farkındadır. Karar alıcılarında bu zorunluluğun farkına varmalarını beklemektedirler. Kültür Bakanlığı, başta olmak üzere kamu kurum kuruluşları yeterli düzeyde Arkeolog alımındaki kontejyan sayısının arttırılmasını bekliyor. Batıda emniyet teşkilatından, yurt dışı  ateşeliklerine varıncaya kadar Arkeologlar görevlendirilmektidir. Milli Eğitim Bakanlığı, Çevre Şehircilik Bakanlığı, İç ve Dış İşleri Bakanlıkları ve Milli Savunma Bakanlığı’nda, Arkeolog istihdamına yer verilerek kontejyan sayılarıda arttırılmalıdır.Artık Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Arkeolojiye toplumsal duyarlılık arttırılarak Türkiye’de ilkokuldan üniversiteye okullarımızda “Uygarlık Tarihi” dersinin müfredata eklenerek  bu dersin okullarda Arkeologlar tarafından öğrencilere öğretilmesinin önü açılmalıdır.

Kültür Bakanlığına bağlı  Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nun aldığı 2863 numaralı karara göre her hangi bir kişi arazisi üzerinde bir çalışma yaptığında yaptığı “Çalışmalar sırasında bir kültür varlığına rastlanılırsa çalışmalar durdurulup en yakın müzeye haber verilmeli” maddesi değiştirilmeli yada bu maddeye Arkeologların istihdamı yönünde bir eklemenin yapılması gereklidir. Şu andaki şekliyle bu madde en hafif deyimiyle “kurda kuzu emanet etme” manasına geliyor. Neden derseniz şöyleki: kişi kötü niyetli biriyse hiç bir yere haber vermeden kültür varlığını harfiyat olarak görüp ortadan kaldırıp şahsi arazisinde çalışmasına devam edebilir. Bundan hiç kimsenin haberide olmayabilir. O arazideki belkide “Göbekli Tepe” gibi bir “Kültür Varlığı” yok olup gidecektir.Tamamen kişinin vijdanına bırakılan bu  madde değiştirilerek veya maddeye ekleme yapılarak Arkeologlarında tıpkı ” İş Güvenliği Uzmanları”nda olduğu gibi kendi iş yerlerini kendileri açabilmelerinin yolu bulunmalıdır. Çünkü vatandaş  arazisinde yeni bir bina yapacağı zaman yada eski bir binasını yıkıp yenisini yapmak için açacağı temel kazısında”tarihi bir yapı” yada “Kültür Varlığı” bulduğunda kendi isteğiyle gidip yetkililere bildirmesi zor bir durumdur. Bu nedenle ” Kültür Varlığının” yok edilmemesi için bu madde Arkeologların kendi iş yerlerini açabilme yönünde değiştirilmelidir. Yani bu maddenin yerine  Arkeologlara “Kültür Varlıkları Gözlem Uzmanlığı Ofisi” açabilmelerinin yolu açılmalıdır. Bu ofislerin  Arkeologlarca işletilebilmesine dair Kültür Bakanlığı ve Kültür Varlıkları Koruma Kurulu bir karar almalıdır. Arkeologlarca açılacak bu ofislerle birlikte vatandaş herhangi bir arazi üzerinde inşaat gibi çalışmalar yaptığında Arkeologların işlettiği ” Kültür Varlıkları Gözlem Uzmanlarının Ofisine” giderek başvurusunu yapacak.  O inşaat ve benzeri çalışma alanına Kültür Varlıkları Gözlem uzmanı olan Arkeologlar katılacak; arazideki yapılan her hangi bir inşaat vari çalışmalarda “Kültür Varlığının” inşaat alanında olup olmadığının tespitini Arkeologlar gözlemleyip, bu gözlemini fotoğraf, çizim ve belgelerle raporlayıp ıslak imzasıyla arazi sahibine teslim edecektir. Arazi sahibide bu raporu belediyeye götürecek. Belediyelerde vatandaşın arazisinde yaptığı inşaat ve benzeri çalışmasıyla ilgili “ruhsatı” Arkeologların hazırladığı bu rapora göre verecektir. Hazırlanan rapora göre vatandaşın arazisinde her hangi bir “Kültür Varlığı” tesbit edilmemişse belediye o vatandaşa ruhsat vermelidir; eğer o arazide herhangi bir “Kültür Varlığına”raslanmış ve bu durum raporlanmışsa belediye o arazi sahibine ruhsat vermeyerek durumu en yakın  “müzeye” bildirmelidir.  Arkeologlar, Kültür Varlıkları Gözlem Ofisleri’nde vatandaşa sundukları hizmetin karşılığında Devletimizden tek bir kuruş almayacak; aksine devletimize vergi ödeyecektir. Arkeologlar verdikleri bu hizmet bedelini arazi sahibinden alacaktır. Bu şekilde hem kültür varlıklarımızın yok olmasının önüne geçilecek hemde binlerce işsiz Arkeolog kendi iş yerlerini kendileri açabiliyor duruma gelecektir.

Ülkemizin siyasi, ekonomik ve sosyal hayatında yaşanan önemli olaylar göz önünde bulundurularak Cumhuriyetimizin ikinci yüz yılında Arkeologlar içinde yeni müjdelerin bu yönde olması beklentileridir.Cumhuriyet’imizin yeni yüzyılının bu yeni başlangıcında Arkeologların mesleğini hak ettiği değere ve saygınlığa erişmelerinin hakları olduğunu düşünmekteyiz.

Temelinde insan olan ve insanın kendisine dokunan ve buna yönelik projeler geliştiren Arkeologlar bugün mesleki anlamda önemli sorunlarla mücadele içerisinde olmaktan kurtulamamış durumdalardır. Bir kamu hizmeti olan Arkeolog mesleğinin bu temel sorunları yine kamu başta olmak üzere kamu kurumları, özel sektör, üniversiteler, Arkeologlar Derneği ve STK lar gibi kurum ve kuruluşlarla el birliğiyle çözülebilir. Bu noktada bizim yeni yıldan ve yeni yüzyılın başından Arkeologlar olarak beklentilerimiz bunlardan ibarettir.

Arkeologların işsizlik sorunu artık çözüme kavuşmalıdır. Arkeologların bir meslek politikası oluşturulmalı ve buna göre istihdam sorunu yenilikçi politikalarla bir çözüme kavuşturulmalıdır.  Ulusal gelirimizin bir bölümüde Arkeologların istihdamına  ayrılmalıdır. Arkeologların sorunlarının çözümü “Kültür Varlıklarımızın” yok olmaması anlamına geldiğini aklımızdan çıkarmamalıyız.

Arkeologların sorunları ve mesleğin geleceği için ortak çözüm arayışına yönelik olarak, kamu yönetimi güvencesinde projeler geliştirilerek “Arkeolog  Meslek Yasası” çıkarılmalıdır. Arkeolog mesleğinin ve Arkeologun hakları yasal güvence altına alınmalıdır. Arkeolog mesleğin tam tanımı yapılmalı, yetki ve sorumluluk alanları genişletilerek yeniden belirlenmeli, meslek etiği, meslek kurumu ve mesleki yargısı düzenlenmelidir.

Üniversitelerdeki Arkeoloji Eğitim politikası yeniden gözden geçirilmelidir. Arkeoloji Bölümlerindeki  sayı ve kontenjan enflasyonu önlenmelidir. Uluslararası denkliği gözeten bir Arkeoloji eğitimi kaçınılmaz hale gelmiştir. Her geçen gün Arkeolog sayısı ve öğrenci kontenjanları kontrolsüz şekilde artıyor. Yeni açılan üniversite sayıları ve kontenjanlar işsizliği tetikliyor.  Üniversitelerde nicelik değil, nitelik öncelikli olmalıdır. Ülkemizdeki

Arkeoloji eğitimi, Arkeoloji bölümlerindeki düzey ve müfredat farklılıkları ile farklı staj süreleri ve yöntemler bakımından Avrupa Birliği’nin güvencesi altındaki mesleki dolaşımı sağlamakta ve eğitimde uluslararası kalite ölçütlerini karşılamakta yetersiz kalmaktadır.

Kamu kurumlarında ve özel sektörde Arkeolog istihdamı arttırılmalıdır. Kamu kurumlarında kadro görev tanımları, mesleki eğitime, uzmanlıklara, deneyim ve bilgi birikimine saygı temelinde düzenlenmelidir. Arkeologların kamudaki tüm ücret artışları ve ek gösterge oranları emekliliğe de yansıyacak biçimde düzenlenmelidir. Kamu kurumlarında çalışan Arkeologların özlük hakları korunmalı, hak ettikleri ücretler verilmelidir. Bilgi, beceri ve yetkinliklerden oluşan Arkeoloji eğitimi, çevresel bağlamdan yalıtılmış şekilde gerçekleştirilemez, dolayısıyla eğitim de meslek gibi toplumla yakın ilişki içerisinde olmalıdır. Arkeologların istihdam politikası bilim insanlarını, Arkeologların meslek derneklerini, akademik kuruluşları ve ilgili uzmanlıkları dikkate alarak oluşturulması zorunludur. Bu nedenle Kaçak kazı denetimleri Arkeologların başkanlığında sıkı kontroller altında düzenli hale gelmeli, “Tarihi Eser Hırsızlığıyla” ilgili cezalar ve yaptırımlar caydırıcı olmalıdır.

Arkeologlar, sahip oldukları mesleki uzmanlıkları ve taşıdıkları toplumsal sorumlulukları kapsamında, ” Kültür Varlıklarımızın” yok olmaması için  mesleklerine  aykırı süreçlerin karşısında mücadelelerini kararlı bir şekilde sürdüreceklerini değerli kamuoyuyla paylaşmaktadırlar.Unutmayalım ki Arkeologların istihdamına yönelik çalışmalar “Kültür Varlıklarımızın” ihyası ve mutlu bir toplumun başlangıcı demektir.

 

 

Yorumlar

Tema Tasarım | Osgaka.com