CAN KAYACILAR: “Nar yiyerek ölen Dünya’da ki tek çocuk bizim ülkede, çünkü umarsız tarım ilacı kullanılıyor””

CAN KAYACILAR: “Nar yiyerek ölen Dünya’da ki tek çocuk bizim ülkede, çünkü umarsız tarım ilacı kullanılıyor””

Dünya üzerine yaşadığımız kara parçası görseldeki yer.. Türkiye diyoruz buraya.. Sınırları belli, coğrafyası belli..

Gördüğünüz gibi uçsuz bucaksız tarım arazileri yok. Çoğu yeri işlenmesi zor arazilerden oluşuyor. Öyle söylendiği gibi verimli toprakları da yok. Organik madde miktarı görülen tüm arazilerde çok büyük bir oranda %1’in altında. %4’lük organik madde içerek topraklarımız ise bir avuç kadar..

Ve biz bu kadar sınırlı tarım arazilerinde ne yapmışız biliyor musunuz? Toprak doyana kadar “ilaç” kullanmışız. Armut yiyemiyoruz mesela.. Ya da yetişen üzümleri yiyemiyoruz.. Nar yiyerek ölen Dünya’da tek çocuk bizim ülkede sanırım.. Çünkü narları alabildiğine ilaçlıyoruz.

Yatalak hastaların üzerinde açılan yaralar gibi, ülkemizin toprakları da devasa yaralar içeriyor.. Topraklarımızın temizlenmesi gerekiyor. Tarım yapmamız için rejeneratif tarıma geçmemiz ve topraklarımızı yeniden canlandırmamız gerekiyor.

Bu sabah bu işin nasıl yapacağımıza dair bir makale okudum. O kadar detaylı anlatılmış ki.. Neden yapmıyoruz dedim? Makalenin orjinalini buradan paylaşıyorum sizlerle (https://lnkd.in/dCZfRfCe).

Topraklarımızı rejenere etmeli yani yenilemeliyiz. Organik tarım yapacağımız bir avuç toprağı araştırmak yerine, elimizde var olan toprakları rejenere etmeliyiz. Toprak, eğer ona iyi bakarsak bize istediğimizi verir, buna inanın. Sadece ona iyi bakmalıyız. Mikrobiyal olarak zenginleştirmeli, organik materyal oranını arttırmalıyız. Kompostlar bunun için var mesela.. Kompostlarca zenginleştirmeliyiz topraklarımızı örneğin..

Toprak güçlendikçe, verimi artacak.. Ve bizi doyurur hale gelecek. Toprakların zenginleşmesi, geleceğimiz için çok önemli. Bunu başarmalıyız.

Toprakların rehabilitasyonu için özellikle belli başlı bakteri türlerince zenginleştirilmiş kompostlar kullanılmalı. Yani kompostun bir bilimi olmalı. Böylece toprak rehabilitasyonunun hızlıca yapılması sağlanmalı.

Rejeneratif Tarım alanında kendini yetiştirmeye başlayan insanlar olmalı ülkemizde. Topraktan pestisit ve kompozisyon analizi yaptırıp, işe oradan başlanmalı. Toprağın nasıl rejenere edileceğinin bir takvimi olmalı ve bu takvim tamamlandığında yani toprak tamamen rejenerasyona uğradığında, REJENERATİF TARIM ÜRÜNLERİ yetiştirilmeli.. Bu etiketlere kadar yansımalı.. Çünkü orada müthiş bir emek var..

Size son bir örnek vermek istiyorum. Mesela FSC Kağıtlar var.. Kontrollü ormanlaştırmadan elde edilmiş, sürdürülebilir bir şekilde üretimi garanti altına alınmış kağıtlar bunlar.. Kağıt olmak için ekilmiş ormanlardan elde edilen kağıtlar.. Tıpkı bu şekilde doğaya daha duyarlı bir şekilde yapmalıyız rejeneratif tarımı da.. Bilimle, teknoloji ile..

Lütfen Paylaş