YAPRAK KARAMAN YAZDI: YUVAYI DİŞİ KUŞ MU YAPAR?

YAPRAK KARAMAN YAZDI: YUVAYI DİŞİ KUŞ MU YAPAR?

Sahi, yuvayı dişi kuş mu yapıyor? Sanmıyorum. Yuva dediğin birliğin olduğu yerdir bizim için. Bir olmak, tek vücut gibi hareket etmek. Yeri geldiğinde diğeri için de nefes almak. Tek başına yapılacak iş değil yani. Fakat biz kuşların aksine insan, nedense hep tek olma arzusunda. İşinde, gücünde, doğada. Tek olsun istiyor, hâkim olsun, güç hep onunla olsun. Geçmişten günümüze insan evladının değişmeyen nadir arzularından bu tek ve güçlü olma sevdası. Bunun için elinden ne geldiyse yaptı, yapmaya da devam ediyor.

Yakıp yıktığının, zarar verdiğinin, sonunu getirdiğinin farkında değil.  İçindeki hırsın önce kendine sonra da doğaya ne kadar çok acı verdiğini fark etmiyor. Fark etmiyor evet, etse bu kadar hırsla devam eder mi yaşamaya acaba hala?

Tek kalsa, hani tek güçlü olsa, her şeyde tek, ne geçecek eline. Aramayacak mı yanına bir yol arkadaşı? Sevinç duysa mesela paylaşmak istemeyecek mi? Bilmediği yerlere gitmesi gerekse ya da hep gittiği yerlere fark etmez, yalnızlık onu yormayacak mı bir süre sonra?

Başınızı gökyüzüne kaldırdığınızda siz insanlar, birlikte uçan bizleri görüyorsunuz ve sonra diyorsunuz ki ah ne güzel birlikte, uyumla uçuyorlar.  Peki, siz hiç deniyor musunuz bunu? Tek olmak yerine, bir olmayı? Birlikte başarabilmeyi, birlikte zorluklarla mücadele etmeyi? Mücadele etmek evet. Sizin gözünüzü kör eden hırslarınız bize o kadar zor anlar yaşatıyor ki çoğu zaman, biz birbirimiz olmadan yapamıyoruz. İnanın biraz dikkat etseniz görebilirsiniz bunu. Doğada birçok canlının tek olmadığını, yalnız dolaşmadığını anlayabildiğinizde eminiz ki siz de daha mutlu olacaksınız.

Biz, yani gördüğünüz bu iki kuş gün sonunda ya da ortasında fark etmez birbirimize sokulup çevremize bakıyoruz. Bize yaşamak için verilen uçsuz bucaksız bu doğaya.

Bize umutlarımızın peşinde kanat çırpma imkânı veren bu masmavi gökyüzüne, durup nefes aldığımız, yuvamız olan eşsiz doğaya, içimizi serinleten berrak sulara. Elimizdekilere minnet duyuyoruz ama en çok da birbirimize.

Solda gördüğünüz benim, dişi olan, hani siz insanların yuvayı benim yaptığıma inandığınız. Yanımdaki ise benim yol arkadaşım, kanatdaşım.  Biz, birlikte böyle yan yana yaptık o yuvayı. Bir olduk birlik olduk. Kuşlar gibi özgür olmak diyorsunuz ya hani siz insanlar işte bizim bu özgürlüğümüz bir olmaktan geliyor.

Durup bir düşünün elinizdekileri başkalarıyla paylaşmadıktan sonra her şeye sahip olmak neye yarar?

Lütfen Paylaş