DR. HALİL KARAN: “YEM AÇIĞINDAN BAHSETMEK KABUL EDİLEMEZ”

DR. HALİL KARAN: “YEM AÇIĞINDAN BAHSETMEK KABUL EDİLEMEZ”

Fırat Üniversitesi Sivrice Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Dr. Halil KARAN Elazığ ili hayvancığı ekseninde yem sorunu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Açıklamasının satır başları kısaca şu şekilde:

Üç tarafı baraj ve havzalarıyla çevrili olan yarımadası kenti konumundaki Elazığ’da yem açığının olması kabul edilebilir değildir.

Elazığ İlindeki hayvan sayısı 2009 yılında Türkiye genelinde bulunan hayvan sayısının %1.01’ini oluştururken, 2019 yılında %0.16 artışla %1.17’sini oluşturduğu görülmüştür. 2009- 2019 yılları arasında hayvan sayısı Türkiye genelinde %78.3 oranında bir artış gösterirken Elazığ’da bu yıllar arasında %105.8’lik bir artışın olduğu görülmektedir.

Gelişmiş ülkelerde toplam tarım alanının %25-35 oranında (Açıkgöz ve ark., 2005) yem bitkisi üretimi yapıldığı görülmektedir. Elazığ’da yem bitkisi üretimi; toplam tarım alanının %3.6’sında, ekilen alanın ise %7.9’unda yapıldığı görülmektedir. Toplam tarım alanı ve ekilen alan içerisinde ekimi yapılan yem bitkilerinin oranı ülkenin yem bitkisi üretimiyle kıyaslandığında neredeyse %50 daha az yem bitkisi ekimi yapıldığı görülmektedir. İl hayvancılığının BBHB olarak varlığında 2009-2019 yılları arasında %100’e yakın bir artış görülürken, aynı yıllardaki yem bitkisi üretim alanlarındaki artış %50 civarında kalmıştır. Yem bitkisi üretim alanlarını bir şekilde artırmak zorundayız. 2019 yılında yaklaşık 540.000 ton yem açığı bulunan ada konumundaki ilimizin bir an önce gerekli önlemleri alması gerekmektedir.

Elazığ ilinde ekonomik bir hayvancılık için;

İl’de bulunan ve her köyün mevcut meralarının durumlarına göre özellikle küçükbaş hayvan varlığı olarak meranın otlatma kapasitesi değerlendirilmeli  ve her köy için maksimum hayvan sayısı hesaplanmalı, kapasite üstü hayvan varlığına müsaade edilmemeli,

İl’de verilen hayvancılık teşviklerinde özellikle köy bazlı olan yatırımlarda, köyün hayvan ve mera varlığı dikkate alınmalı, mera ve hayvan sayısı arasındaki denge sağlanmalı,

Meraları kullanan hayvan sayısının doğru olarak  bilinmesi için, İl’deki entansif işletmeler ve  işletmelerdeki hayvan varlığı bilinmeli,

Her yıl “otlatma mevsimi” için alınan kararlara  uyulmasının sağlanması, uymayanlara mutlaka  gereken cezaların kesilmesi,

Hayvancılığa verilecek teşviklerde; yem bitkisi ekme zorunluluğu getirilmeli, ayrıca hayvan sayısına göre yeterince yem bitkisi ekimi yapan işletmelere daha fazla teşvik verilmeli,

Köylerde hayvancılıkla uğraşan kişi sayısı ve elinde bulunan hayvan varlığı hane olarak kayıt altına alınmalı, ayrıca köy köy yem bitkisi ekim alanlarının yıllık kayıtları tutulmalı,

Meraların kötü kullanımları sonucu hayvancılık ve hayvancılığın  gelişmesi açısından oldukça düşündürücü olduğu görülmektedir. Kapasite üstü ve kötü kullanılan meraların mutlaka uzman bir kişi-ekip tarafından değerlendirmeleri sonucunda gerekli görülen önlemlerin zaman geçirilmeden alınması, yörenin otlatma kapasitesine uygun sayıda hayvan varlığı hesaplamasının mutlaka yapılması, hesaplama yapılırken; geçmiş yılların ortalama verilerinin dikkate alınması, kapasite üstü hayvan varlığının oluşmasını kısmen de olsa engellemiş olacaktır. Otlatma kapasitesinin doğru olarak yapılabilmesi için her yıl mutlaka ilgili köy meralarının dekara verim  kayıtlarının oluşturulması gerekir.

Ayrıca; bu kadar su kapasitesine sahip bir ilin, suyu düzenli ve dengeli kullanmaması da ayrıca tartışılması gereken çok önemli bir konudur.

Saygılarımla

 

Lütfen Paylaş