KONFÜÇYÜS’ÜN HAYATI

KONFÜÇYÜS’ÜN HAYATI

Konfüçyüs sadece Çin’e ait değil, bütün dünyaya aittir. O’nun siyasi düşüncesi insanlığın üstün idealinin temelidir. Konfüçyüs, önce prens unvanı ile yüceltilmiş, ondan sonra “Mükemmel Hakim” ve “Taçsız Kral” namıyla kutsanmış ve Çin’de kendi adına tapınaklar inşa edilmiştir.

Çin’in büyük bilginlerinden biri olan Konfüçyüs, M.Ö. 21 Ağustos 551 tarihinde, Kuzey Çin’in şimdiki Shandong eyaletinin Lu şehrinde, Kongailesinden Shu-Liang He’nin ikinci oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Konfüçyüs’ün isminin anlamı da Bilge-Filozof Kong demektir. Çin tarihçileri onun hayatındaki olaylarla ilgili en küçük ve en önemsiz rivayetleri bile kaydettiklerinden hayat hikayesi hakkındaki bilgiler geniş ve karışıktır.

Konfüçyüs hakkında Çin’de yeni yapılan araştırmalar, onun annesindenve dedesinden (annesinin babasından) ders aldığını ortaya koymaktadır. Annesi Yan Zheng, bilge bir aile olan Yan Xiang ailesine mensuptur.

Altı yaşına gelince annesi Yan Zheng’den yazı yazmayı öğrenmiş, dokuz yaşında okula başlamış, on üç yaşına geldi ğinde annesinin ona öğreteceği bir şeyk almayınca onu dedesinin (annesinin babası) yanına göndermiştir. Konfüçyüs on sekiz yaşında iken dedesi ölmüştür. M.Ö. 539 yılından itibaren ölünceye kadar bir bilge olan dedesinden altı yıl süreli özel eğitim almıştır. Bu süre içinde ondan, altı marifet (sanat-hüner) diye adlandırılan, töre(tarihi gelenek ve görenekler), müzik, ok ve yay kullanma, araba sürme, yazıyazma ve hesap yapmayı öğrenmiştir.

Dedesinin ölüm döşeğinde kızına: “Bu çocuğunun bilgisinin genişliği benim bilgimi aştı. Ondan büyük bir adam olacak.” dediği rivayet edilmiştir. Bununla birlikte O’nun, düzenli bir öğretimin dışında, karşılaştığı herkesten ve okuduğu her şeyden bir şeyler öğrenmiş olması muhtemeldir.

 

Öğrenmeye merakı dolayısıyla iyi bir öğrenim görmüş, elde ettiği bilgilere herkes hayran kalmıştır. Aldığı eğitim ile ilgili bizzat kendisi şöyle demektedir: “On beş yaşında kendimi öğrenmeye verdim, otuz yaşında irademe sahip olabildim, kırk yaşında şüphelerden uzaklaştım, elli yaşında göğün emrini öğrendim, altmış yaşında sezgi yoluyla her şeyi kavradım, yetmiş doğru olan şeylere zarar vermeden kalbimin isteklerini yerine getirebildim.

Konfüçyüs, M.Ö. 532-502 yılları arasında devlet kademelerinde çeşitligörevlerde bulunmuştur. Bir süre devlet parkları ve tahıl ambarlarında bekçilik yaparak geçimini sağlamıştır. Lu Derebeyliğinde büyük mevkiler aldığı, siyasal hayatta büyük roller oynadığı ve Adalet Bakanlığına kadar yükseldiği rivayet edilmektedir. Devlet memuriyetinden ayrıldıktan sonra kendisine sadık öğrencileri ile ülkenin her tarafını dolaşarak dersler vermiştir. Çin’de yaptığı bu seyahatler on üç yıl sürmüş ve bu seyahatler kendisine çok taraftar sağlamıştır. Daha sonra öğrenci yetiştirmeye başlamış ve başarılı bir öğretmen olarak tanınmıştır.

Çin tarihi kaynaklarında da ülkesinin ilk serbest öğretmeni olarak anılmaktadır. Özel bir okul kurmuş, M.Ö. 522 den itibaren yirmi dokuz yıl öğretmenliğini yaptığı bu okulda özel dersler vermiştir. Öğretmenliği süresince 3000 öğrenci yetiştirdiği rivayet edilmektedir.

Kendisinden altı sanat diye adlandırılan Töre, Müzik, Okçuluk, Araba Kullanmak, Yazı Yazmak ve Hesap Yapmak ilimlerini tam olarak tedris etmiş olan 72 öğrencisinden sadece 22′ sinin Lun Yu’da Konuşmalar adı geçmektedir. Konfüçyüs, M.Ö. 479 yılında Chiu-Fu’da ölmüştür.

Öğrencileri mezarının yanına bir kulübe inşa ederek mezarı başında üç y ıla yakın bir süre matem tutmuşlar, daha sonra onun hayatta uygulayamadığı prensiplerini onun izinden giderek gerçekleştirmeye çalışmışlardır. Ölümünden sonra şöhreti her yere yayılmış ve adına tapınaklar yapılmıştır. Mezarı halen ziyarete açıktır.

Kaynak: Fettahoğlu, 2003, Konfüçyus ve Öğretisi. https://www.researchgate.net/publication/329924145_KONFUCYUS_VE_OGRETISI#fullTextFileContent

Lütfen Paylaş