Ana Sayfa Canan Şengül, Genel, Gündem, Köşe Yazıları 16 Şubat 2023 14 Görüntüleme

NEYİN BEDELİNİ ÖDEDİK

Sustum, izledim, sakin kaldım, şaşırdım, çaresiz kaldım, kuytuda ağladım.

Her kafadan bir ses çıktı. Kargaşa vardı, isyan vardı, öfke vardı ve ben sadece izledim.

Korktum; yanlış bir şey söylerim acısı olana ağır gelir sözüm diye.

Korktum içimdeki öfke ile ağzımdan çıkan söz yanlış anlaşılır diye.

Ben tecrübeliydim; ben bu şiddetteki bir depremle nasıl sallanılır ve sallanırken ne hissedilir çok iyi biliyordum. Enkazdan çıkanlar ne hisseder, enkazların arasında nasıl dolaşılır, nasıl yardım dağıtılır, deprem yerine nasıl ulaşılır, deprem bölgesinde depremzede olarak nasıl çalışılır biliyordum.  Acaba eksik bir şeyler mi biliyorum diye düşündüm. Çünkü ben farklıydım; suçlamıyordum öfkelenmiyordum sosyal medyayı kullanmıyordum sessizdim ve sadece izliyordum. Eksiği kendimde aradım.

1999 depremini yaşadığım günden beri olumlu tek bir şey vardı. Sosyal medya kavramı. Hem bilgi kirliliği yayan hem de ciddi iletişim kolaylığı tanıyan bir ağdı; sosyal medya ağı. İnsanlar sallantı anlarını görüntülemişlerdi, enkaz altından video çekip yayınlamışlardı, konum bildirimi yapmışlardı. Eksik yoktu, fazlalık vardı ve her şey insanların gözünün önüne serilmişti. İşte bu yüzden öfke vardı, isyan vardı. Bilgi kirliliği olsa da birlik vardı, beraberlik vardı, artık her şey gözler önüne serilmişti. Şimdi aklanmak isteyenlerin ödeyeceği bir bedel vardı bu bedeli sorgulayan bu sefer vatandaştı. Buna hakları var mıydı? Evet, bu hakkı sosyal medya sayesinde kazanmışlardı.

Bugün suskunluğumu bozdum. Çünkü artık her şeyi net görebiliyorum. Benim 99 depreminde yaşadığım kaderdi belki ama 6 Şubatta yaşadığımız kader değildi. Eğer kader olsaydı bugün sadece fay hattı üzerinde yıkılan evleri konuşuyor olurduk. Artık çok geç ölenler için  ailesiz kalanlar için, evsiz, anısız, yurtsuz kalanlar için. Onlar bir bedel ödedi; bu bedelin karşılığı bundan sonra başımıza gelecek felaketlere önlem alma olmalıdır.

23 yıl sonra her şeyin aynı olduğunu görüyorum, hani biz kaderciyiz ya acaba İstanbul depremi için ödenen bir bedel mi bu Maraş depremi. Bir ülkenin yok olmaması için can damarımız İstanbul’da yüzbinlerce insanın enkaz altında kalmasına şahitlik etmememiz için ödediğimiz bir bedel mi?

Bu siyaset değil, bu ayrımcılık değil, bu yaşama hakkı olan herkesin almak istediği bir bedel.

Saygılarımla

Yorumlar

Tema Tasarım | Osgaka.com