YA­RAT­TI­ĞI­MIZ CA­NA­VAR­LAR…

YA­RAT­TI­ĞI­MIZ CA­NA­VAR­LAR…

Gü­nü­müz­de top­lu­mun büyük ço­ğun­lu­ğu­nun hatta hemen hemen ta­ma­mı­nın ka­dın­la­ra, kız­la­ra ve ço­cuk­la­ra karşı iş­le­nen suç­lar­da­ki tep­ki­le­ri­ni, üzün­tü­le­ri­ni ve en ağır şe­kil­de ceza ve­ril­me­si ta­lep­le­ri­ni du­ya­rız değil mi?
İlk ba­kış­ta in­sa­nı insan yapan de­ğer­le­ri ta­şı­yan her­ke­sin acı ve mağ­du­ri­yet kar­şı­sın­da­ki en doğal tep­ki­si ola­rak de­ğer­len­dir­mek müm­kün. Hatta bu suç­la­rı iş­le­yen­le­re en ağır şe­kil­de şid­det­le kar­şı­lık ve­ril­me­si, en in­sa­ni gö­rül­me­yen ce­za­lan­dır­ma yön­tem­le­ri ile bunun ya­pıl­ma­sı fikri bile bu bakış açı­sıy­la son de­re­ce an­la­şı­la­bi­lir du­ru­yor.
Ge­le­lim asıl me­se­le­ye…
Daha ev­li­lik ol­ma­dan baş­la­yan erkek çocuk sa­hi­bi olma ha­ya­li, ev­len­dik­ten sonra kız ço­cu­ğu olun­ca du­yu­lan piş­man­lı­ğın so­rum­lu­lu­ğu­nu bile “ya­ra­tı­lan her şeyi ya­rat­tı­ğı­na sözde inan­dı­ğı Allah’a” rağ­men eşine yük­le­yen er­kek­le­rin, hatta bu zih­ni­ye­te des­tek veren ka­dın­la­rın ca­na­var­laş­ma sü­re­ci­nin gizli suç­lu­la­rı ol­du­ğu­nu kimse gör­me­di ve gör­me­mek de ısrar edi­yor ne yazık ki.
Daha küçük yaş­lar­da vü­cu­dun­dan bir uzvun belli bir par­ça­sı­nın dini veya top­lum­sal ri­tü­el­ler çer­çe­ve­sin­de ke­sil­me­si­nin düğün der­nek ile kut­lan­ma­sıy­la ca­na­var­lık yo­lun­da ilk adımı at­tı­rı­lan erkek ço­cuk­la­rı­na aklı yet­ti­ği dö­nem­ler­de “hadi oğlum am­ca­na pi­pi­ni gös­ter”, “hadi oğlum abine bir söv”, “hadi oğlum de­de­ye bir yum­ruk at” slo­gan­la­rı eş­li­ğin­de kah­ra­man­lık pa­ye­siy­le ye­tiş­ti­ri­len ma­gan­da­nın esa­sen ter­bi­ye­siz­ce ve iğ­renç gö­rül­me­si ge­re­ken ha­re­ket­le­ri­ne gülen in­san­la­rın tüm şid­det ve cin­sel suç­lar­da­ki payı esa­sen yüzde dok­san­la­rın üze­rin­de­dir.
Kız ço­cuk­la­rı­nın daha kü­çük­lü­ğün­den iti­ba­ren na­mu­su tek ba­şı­na tem­sil etme yü­kü­nün al­tın­da ez­di­ril­me­si, ya­ra­tı­cı ta­ra­fın­dan ve­ri­len fi­zik­sel ge­li­şim­le­ri es­na­sın­da­ki özel gün­le­rin­de nasıl zor­luk­lar ya­şa­dık­la­rı­nı dik­ka­te al­ma­dan üs­tü­ne bir de utan­ma­sı ge­re­ken bir şeyi kendi is­te­ğiy­le ya­şı­yor­muş gibi bir ta­vır­la bas­kı­lan­ma­sı ca­na­var­la­ra ile­ri­de her türlü bas­kı­la­ya­ca­ğı ki­şi­lik­le­ri pa­sif­leş­ti­ril­miş kur­ban­la­rı ha­zır­la­mak­tan başka bir tez­gâh değil ma­ale­sef. Ka­dın­la­rın özel güne adım at­tık­la­rın­da sün­net gibi kut­la­ma ya­pıl­ma­dı­ğı dü­şü­nü­lün­ce er­kek­le­re ya­pı­lan uy­gu­la­ma­nın iğ­renç­li­ği sa­nı­rım ob­jek­tif ba­kış­la daha çok or­ta­ya çı­kı­yor.
Biraz ye­tiş­kin hale gel­di­ğin­de çev­re­de­ki tüm kız­la­rı iğ­renç emel­le­ri­ne alet etse bile gurur duyan, cin­sel sap­kın­lık­la­rı­nı kah­ra­man­lık gibi gös­ter­me­ye en­deks­le­dik­le­ri erkek ço­cuk­la­rı­na inat kendi kız­la­rı­na belli bir sa­at­ten sonra izin­siz dı­şa­rı çık­ma­yı bile ya­sak­la­yan, hatta sap­kın­lık­la­rıy­la övün­dük­le­ri erkek ev­lat­la­rı­na kız ço­cuk­la­rı­nın eli so­pa­lı ha­mi­si yet­ki­si veren sözde ah­lak­lı aile bi­rey­le­ri iş­len­miş, iş­len­mek­te olan ve iş­le­necek tüm suç­lar­da yine yüzde dok­sa­nın üze­rin­de suç­lu­dur.
Kız ço­cuk­la­rı­nın, ka­dın­la­rın ko­nuş­ma­sı­na bile sınır ge­tir­me­si ge­rek­ti­ği­ni sa­vu­nan­la­rın erkek ço­cuk­la­rı­nın alkol alıp nara at­ma­sın­da, sokak kav­ga­la­rın­da et­ti­ği kü­für­ler­de, her türlü or­tam­da ba­ğı­ra ça­ğı­ra ne­za­ket­ten yok­sun ka­ba­lık­la­rı­na “maço erkek” pa­ye­si ve­ren­le­rin bu ki­şi­le­rin iş­le­di­ği suç­lar­da­ki payı yine en büyük pay­dır.
Ka­dın­la­ra er­ke­ğin eli­nin kiri zih­ni­ye­ti ile ba­kan­la­rın, er­ke­ğin her haltı yese dahi hiç­bir im­ti­yaz­lı özel­li­ği ol­ma­dı­ğı halde sa­de­ce “erkek” ke­li­me­si ile bir­çok şeyde ken­di­ni hak sa­hi­bi gör­me­sin­de doğ­ru­dan veya do­lay­lı et­ki­si olan aile bi­rey­le­ri ve çev­re­sin­de­ki in­san­la­rın her türlü suç­lar­da­ki payı suçu iş­le­yen­den daha faz­la­dır.
Tüm din­ler, tüm sos­yo­lo­jik te­rim­ler, tüm coğ­ra­fik, kül­tü­rel özel­lik­ler­den ba­ğım­sız kadın ve erkek aynı hak ve eşit­lik çiz­gi­sin­de bu­lun­ma­lı­dır. Fi­zik­sel özel­lik­le­ri­mi­ze göre ala­ca­ğı­mız so­rum­lu­luk­lar fark­lı ola­bi­lir ancak in­sa­ni duygu ve dü­şün­ce­le­rin erkek ege­men top­lum­lar­da ka­dın­la­rın, genç kız­la­rın ve ço­cuk­la­rın taciz, te­ca­vüz, baskı al­tın­da tutma, sözde ko­ru­ma adı al­tın­da öz­gür­lü­ğü­nün kı­sıt­lan­ma nok­ta­sın­da mağ­dur edil­me­si yine yu­ka­rı­da bah­set­ti­ğim gizli suç­lu­la­rın ey­lem­le­ri­dir.
Şimdi yaz­dık­la­rı­mı oku­yup da evet biz bu fi­na­lin şu aşa­ma­la­rın­da et­ki­li olduk diyen kim­ler varsa ve ne kadar kat­kı­sı ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yor­sa o kadar suç­lu­dur, o kadar ka­til­dir, o kadar te­ca­vüz­cü­dür. Suç iş­le­me­ye devam etmek veya dur demek ta­ma­men ter­ci­hi­niz­dir.
Şid­de­tin ol­ma­dı­ğı bir dünya umudu ve ha­ya­liy­le…
Sev­giy­le kalın.

Turan EKİNCİ
Ins­tag­ram: tu­ra­ne­kin­ci.5560

Lütfen Paylaş