İSRAF

İSRAF

İsraf hayatımızda en çok yaptığımız şeydir. Sözlük anlamı olarak “haddi aşma, hata, cehalet, gaflet” gibi anlamlara gelen şeref kökünden türetilmiş olan isrâf genel olarak inanç, söz ve davranışta dinin, akıl veya örfün uygun gördüğü ölçülerin dışına çıkmayı, özellikle mal veya imkanları meşrû olmayan amaçlar için saçıp savurmayı ifade eder.
En çok neleri israf ediyoruz hiç düşündünüz mü? En çok zamanı ve sevgiyi israf ediyoruz. Zamanı gösteren bir saati satın alabilirsiniz. Lakin zamanı satın alamazsınız!. Kolumuza veya evimizin duvarına aldığımız saatlere kalitesine göre fiyatlar ödüyoruz. Fakat en pahalı saat ile en ucuz saat bize aynı zamanı gösterir. İstediğiniz kadar pahalı bir saat alın kolunuza takın yine de aynı zamanı gösterecektir. Kaybettiğimiz bazı şeyler geri gelebilir lakin zaman asla geri gelmeyecektir. Şairin dediği gibi, dünya üç gündür dün geçti, bu gün şu saatteyiz, yarını yaşayacağımız meçhul. Dünü tekrar getiremeyeceğimize göre, bu günü dolu dolu yaşamalıyız.

İsraf etmeden, hunharca harcamadan bugünü yaşamalıyız. İnsan hayatında en çok zamanı israf eder dedim ya. Şöyle; para kazanmak için zamanımızı iş verene satarız, karşılığında para alırız. Günlük en az sekiz saat zamanımızı iş ile değerlendiririz ki bu maaşa dönüşsün.
Sabah erkenden işimizin başında oluruz, akşam mesai bitene kadar zamanımızı patrona para karşılığı kiralarız. Yaşam malzemelerini tedarik  etmek için para lazım bu parayı da en kıymetli varlığımız olan zamandan karşılarız. Bu zamanı ne çok israf ediyoruz, gereksiz yerlere ve değmeyecek insanlara harcıyoruz. Oysaki Peygamberimiz Muhammed’in (s.a.v.)” iki günü eşit olan zarardadır” hadis-i şerifi bizim için bir düstur olmalıdır. Elbette kar-zarar hesabını sadece geçici dünya menfaatleri için değil, bizleri bekleyen sonsuz ahiret hayatı için de yapmalıyız. Etrafımızda ki kişisel alanımıza aldığımız insanlar ruh emiciler gibi zamanımızı emiyorlar bize israf ettiriyorlar. Giden zaman geri gelmiyor iyi kullanmak lazım. Ayeti kerimede Ey Ademoğulları, her mescit yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.” Buyruluyor. ( Araf Suresi/31)
Sevgimizi de bolca israf ediyoruz. Değmeyecek Narsist insanlara koskoca ömrümüzü ve sevgimizi vererek israf ediyoruz. Sevgi de para ile satın alınamayacak paha biçilemez bir duygudur. Herkesin ağzında sevgi sözcükleri bol bol israf ediliyor. Sevgi gönülden gelen bir duygudur, değmeyeceklere vererek çarçur etmeyin. İnsani ilişkilerimizin omurgası olan sevgi kavramının dahi tahtından indirilip israf kervanına katıldığını görmekteyiz. Belki de “ekmek ve zamanın israfını anlıyoruz ama sevginin israfı mı olur” diyeceksiniz. Elbette olur… Ekmeğin israfı sizi nasıl yoksulluğa götürüp yok bırakıyorsa, sevginin israfı da sevgisizliğe ve boşluğa maruz bırakacaktır. İsraf edilmiş sevgiyi hak etmeyecek insana verdiğinizde alma verme dengesi bozulacağından terk etmesi kaçınılmaz son olacaktır. Sevginin israfı kadar cimriliği de kötüdür.

Sevgi yoksunu çocuklar büyüdüğünde şiddete meyilli olacaklardır. Sevgisiz aileler yıkılacaktır. İki genç birbirlerine sahte bakışlarla yönelip sevgiyi ziyan ediyorlarsa. Ekranların büyüsüne kapılan kadın ya da erkeklerin zina kokan bakışları sevgiye mal edilebiliyorsa. Birbirlerini çok sevdiklerini iddia eden kadın ya da erkeklerin sevgilerini küçük menfaatler karşılığında satılığa çıkarıyorlarsa, o vakit insanlık çok büyük ziyandadır. Ahlar devreye giriyor ve mutsuz ve kaygılı insanlar hayata küsmüş nesil yetişiyor.
Bir Müslüman için; Önce yüce ALLAH, sonra Resulü (s.a.v)’ne karşı olan sevgide sınır yoktur. Bunun dışındaki tüm sevgilerin, ölçülü ve kayıtlı olması gerekmektedir! Aksi halde, gereksiz ve hak edilmeyen aşırı bağlılık ve sevgiler; gün gelir sahibine, kin, nefret, husumet ve nedamet olarak dönebilir. Bu gibi israf edilmiş olan sevgilerin, o kadar örnekleri var ki, akıllara zarar… Onun için, kişinin kişiler konusundaki sevgide ve nefrette; daima orta yolu tutmalı, ölçü ve sınırı aşmamalıdır.
Zaman ve sevgi israf edilmeyecek kadar, kıymetlidir. Bunun bilincinde olursak hayat daha yaşana bilir olur, diye düşünüyorum. Rabbim bizi sevdiği kullarından eylesin. Allah’a ısmarladık, hoşça kalın.

Lütfen Paylaş