GÜZEL BİR SORU İLE GÜNE BAŞLAMAK

GÜZEL BİR SORU İLE GÜNE BAŞLAMAK

Dün hayatımda bir ilki yaptım. İlk kez telefon açıp, sadece 10 saniye konuştuğum birisinin evine kahvaltıya gittim. Sesi o kadar ikna edici ve netti ki, hayır diyemedim.

Görüştüğüm kişi ülkemizin bir çok büyük firmasında geçmişte ve hali hazırda yöneticilik pozisyonunda bulunmuş/bulunan, muhtemelen üst düzey yönetimde bulunan bir çoğunuzun çok yakından tanıdığı biri..

Hayatımın en keyifli sabah toplantılarından biriydi diyebilirim. Neler yaptığımı, nereden nerelere geldiğimi, ürettiğimiz ve kullandığımız teknolojileri anlattım.

Yeşil dönüşümden, firmaların neler yapması gerektiğine kadar bir çok şeyi anlattım kendisi ve ailesine. Aslında anlattıklarımın hepsini çok iyi biliyordu. Eklemeler yaptı.

Sonra bana dönüp, hayatımın en etkileyici sorusunu sordu. “Tamam, bu teknolojiler, bu düşünceler ok.. Peki ya sen bu hayatta ne yapmak istiyorsun dedi bana? Bana hayatında başarmak istediğin 4 şeyi söyle sadece” dedi.

İlk kez bir soru karşısında duraksadım. İçimde o anda kopan fırtınayı size anlatamam.. Fonksiyonel gıdalar, doğru tarım, hastalıksız toplum, kaliteli eğitim, yüksek teknolojili sanayi, etkili kozmetikler.. O kadar çok şey geçti ki.. Zaman içerisinde o kadar çok düşünceler içerisinde bulundum ve harekete geçtim ki..

O’na dedim ki, efendim ben bir Vakıf Kurmak istiyorum. İnsanlara faydalı olabileceğimi gösterebilecek, her yere faydamızın olabileceğini gösterebileceğimiz bir vakıf.. Ya da çok güçlü bir holding.. Çünkü ancak yapmak istediklerimizi bu şekilde yapabiliriz dedim. Ama biraz daha zaman var diye de ekledim.

Notları arasına aldı.

Sonrasında çiftliği dolaştık. Tavuklar, kazlar, çoban köpekleri, elmalar, sebzeler, meyveler.. Dolaşırken bu ülkeyi asla terk etmemem gerektiğini, kendisi gelişmeler için bana haber vereceğini iletti.

Hepsinin özeti, dün ben bir kez daha bu ülke için doğru yolda olduğumu çok net bir şekilde gördüm. Bu ülkede, bu ülkeyi ayakta tutan, bu ülkenin değerlerini koruyan, bu ülkenin adeta bekçisi konumunda çok güçlü insanlar var. Ve bu insanlar herkesi güçleri ölçüsünde koruma, kollama, ileriye doğru harekete geçirme yönünde hareket ediyorlar.

Toplantıdan sonra eve döndüğümde daha detaylı olarak düşünmeye başladım.. Bu hayatta ne yapabilirim? Türkiye’de işler yavaş, zaman hızlı ilerliyor. Yani bir şeyleri yapabilmeniz inanılmaz zaman, hayat alıyor. Geçen gün Sibirya kivisini kültüre eden Zekai Abi’nin hayatından bu iş tam 8 yılını almış. Sadece farklı çeşitleri kültüre etmek.. Dedim ki, benim o kadar zamanım bile yok. Yapmak istediğim şeyleri gerçekleştirmek için hiç birimizin önünde devasa bir zaman yok. Ve bu ülkenin tarih defterine bir imza atmak istiyorum. Küçük bir iz belki.

Lafı çok uzattım biliyorum. Bu haftayı biraz bu ülke için yapılması gerekenlere, en azından benim gördüğüm şeyleri size aktarmakla geçireceğim. Biz bir yerinden tutup ilerliyoruz.. Ama hep birlikte çok daha fazlasını yapmalıyız.

Gelecek, hep birlikte bir şeyler başardığımızda güzel.

Hep birlikte….

Lütfen Paylaş