NAR ZAMANI “CENNET ELİNİZDE TANELENDİ”

NAR ZAMANI “CENNET ELİNİZDE TANELENDİ”

Türkiye 600.000 ton civarında bir üretimle narda Dünya’da yine ilk 4 içerisindedir. Yani nar da müthiş bir değer bizler için. Tıpkı incir gibi, tıpkı zeytin gibi, tıpkı çay gibi.. Daha sayamayacağım belki onlarca ve hiç sayamayacağım yüzlerce, hatta binlerce tıbbi aromatik bitki gibi.. Bunları neden sayamıyorum? Çünkü biz ürettiğimizin değerini hiç bilmiyoruz. Sadece üretiyoruz. Neden böyle diyorum biliyor musunuz?

Habere bir bakın.. FAO: Türkiye’de üretilen meyve ve sebzelerin yüzde 53’ü tüketiciye ulaşana kadar israf ediliyor diyor.. FAO ne? Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (https://lnkd.in/dCyWg26C)..

İsraf ettiklerimiz bir kenara üretimlerimiz de çok problemli.. Bu ülkede bir kız çocuğu yediği nardan dolayı öldü biliyor musunuz? Haber öyle diyor. Olayın detaylarına buradan ulaşabilirsiniz (https://lnkd.in/dHZ3gheY).

Bunlar yapamadıklarımız.. Ya da yapmadıklarımız..

Şimdi böyle bir tablo ortadayken aslında içimden diyorum ki “Neden üretiyoruz?” Yani bu tablo bana bu soruyu sordurabiliyor.

Tarımımızı yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor. En başından.. Tarımı yüksek teknoloji ile donatamazsak emin olun Türkiye bu üretim konusunda giderek Dünya sıralamasında gerilere doğru gidecek. Çünkü pestisitli ürünleri hiç bir Dünya ülkesi almamaya başlayacak. İsrafın da önüne geçemezsek üretim giderek gerileyecek. Bu gelecek tablosu..

Aslında size ne diyecektim biliyor musunuz? Narın içeriğindeki polifenollerin özellikle beynimize çok iyi geldiğini gösteren çok harika bir bilimsel derlemeye rastlamıştım sabah. Onu paylaşacaktım (https://lnkd.in/dG5Htrx3). Sonrasında işte nar tüketin, nar şöyle nar böyle diyecektim. Ama bu tabloları gördükten sonra durdum..

Bu sorunun giderilmesi için blok-zincirle takip sistemlerine ihtiyaç var. Tükettiğimiz narları kim üretiyor? Nerede üretiliyor? Üretimlerinde eğer kullanılmışsa hangi zamanlarda ne tür ilaçlar kullanılmış? Ve son üründe bu ilaçların kalıntıları kalmış mı? Bunların hepsinin raporlandığı bir takip sistemine ihtiyaç var. Tamam her şeyi “organik” yapalım demiyorum ama ne yaptığımızın da açıkça bilindiği bir sistem kuralım diyorum. Nasıl ki NFC kartlarda ya da QR teknolojisi ile biz her şeyi minicik bir kod ile internet sayfasından görebiliyorsak, bu tükettiğimiz sebze ve meyve etiketlerinde neden olmasın? Gıda güvenliği çok ama çok önemli bana kalırsa. Bu konuları bildikçe tükettiğim meyve ve sebze oranları giderek azalıyor. Ve ben sağlığımı sadece bu endişelerden dolayı kaybedebilecek düzeye geliyorum. Neden bu endişeyi yaşayayım ki? Ya da “organiğin aşırı pahalılığına” neden katlanayım ki?

Bu arada nar kabuğu.. nar çekirdeği müthiş ötesi içeriklere sahip.. Punicalagin.. Ellagic acid.. Dünyanın en güçlü antioksidanları arasında..

Lütfen Paylaş