BİYOTEKNOLOJİ ÇAĞINI BİRLİKTE İNŞA EDELİM

BİYOTEKNOLOJİ ÇAĞINI BİRLİKTE İNŞA EDELİM

Bundan belki 4-5 sene önce çıktığımız bir yolculuk vardı.. Bitkisel protein çalışmaları.. O kadar çok yol kat edildi ki bu konuda.. Aklıma hiç gelmeyen ham maddelerden bile protein saflaştırdık.. Fındığın iç zarından bitkisel protein.. Ya da komposttan.. Sebze-meyve atıklarının bakterilerce çürütülmüş, iyice topraklaşmış hallerinden protein eldesi.. 🙂 Denedik.. Ne çıkıyor diye.. Bilimsel merak işte..

Bu sabah aklıma çok enteresan bir şey geldi. Seneler önce (gerçekten 2006’larda falan.. baya sene önce) Dünya’daki gelecek projeksiyonlarına bakarken 2050 yılında insanlarda diyabetin olmayacağı, obezitenin bir problem olmaktan çıkacağı, kronik hastalık dediğimiz aslında ve temelde beslenmeye bağlı hastalıkların ortadan kalkacağına dair bir makale okumuştum. Hatta sanırım Acıbadem Üniversitesi’nde yaptığım bir sunumda da bunu söylemiştim. Ama bu söylenenlerin nasıl gerçekleşeceğini hiç akıl edememiştim. Şimdi edebiliyorum 🙂

Sanayi Devrimi ve bu devrimin üretimleri bizler “karbonhidrat zengini” beslenmeye doğru itti. Karbonhidrata, una, şekere alıştık. Ayarlarımız buna göre değişti.. Teknolojinin yaşamımıza girmesiyle ve her şeyin daha da kolaylaşmasıyla birlikte artık bizler kilo alır hale geldik. Ve ardından da diyabet, kalp-damar hastalıkları, kanserler, obezite gibi problemler geliverdi.. Bir türlü kurtulamadık bu problemlerden..

Şimdi çok farklı bir geleceğe doğru ilerliyoruz. Tamam hayvancılığın regülasyonları protein ihtiyacı yaratıyor elbette ama konu bana kalırsa tam da öyle değil. Çünkü bitkisel proteinler aslında bizim temel tükettiğimiz her şeyin zenginleştirilmesinde kullanılmaya başlanacak. Bu da bizlerin süratle kilo vermesine, daha fit, daha sağlıklı, mental olarak daha güçlü olmamızı sağlayacak. Şu makaleye bir bakın.. Daha yeni yayınlanmış.. Bisküvilerin bitkisel proteince zenginleştirilmesini konu alıyor (https://lnkd.in/d36xr-tW)..

Yaşayacağımız çağ, bilginin zeka ve deneyimle birleştiği ve doğaya karşı sorumluluklarımızı bir fiil teknoloji ile geliştirdiğimiz üst düzey bir çağ. O nedenle daha fazla “zeki” ve “yaratıcı” insana ihtiyaç var. Yaşadığımız hastalıklar ya da sağlık problemleri ise bu duruma engel. O nedenle bu engelin kalkması gerekiyor. Böylece daha aydınlık, daha net, daha eşitlikçi bir geleceğe doğru ilerleyeceğiz.

Bu benim öngörüm.. Aslında ihtiyaç olan da o.. Gelecek hep diyorum “biyoteknoloji” çağı.. Gelecek “yapay zeka” çağı.. Bu gibi alanlarla ilerlemeniz için daha fazla pratik zekaya, daha fazla mental aktiviteye, daha fazla yaratıcı düşünceye ihtiyacınız var. Bunların filizleneceği coğrafyalara da elbette..

Lütfen Paylaş