Ana Sayfa Köşe Yazıları, Prof.Dr.İnanç Özgen 14 Şubat 2024 244 Görüntüleme

Mühendislik Fakültelerinin Sonu İyi Değil!

Türkiye’de yeni üniversitelerin kurulması ile öğretim elemanı açıkları giderilmeye çalışıldı. Bu ihtiyaç çoğunlukla o üniversitelerin yakınlarında bulunan büyük üniversiteler sayesinde giderildi. Yeni üniversitelere atanan Rektörlerin ise büyük önceliği yeni bölümler açarak, öğrenci sayılarını arttırmak oldu. Başlangıçta olması gereken tabi ki bu yaklaşımdı. Ancak, doğru planlamadan eksik, o dönemin koşulları göz önünde bulundurularak, yakın üniversitelerde ki oturmuş kadroları olan fakültelerin benzerlerini, o fakültelerin çeyreği kadar öğretim elemanı ile açma girişiminin sonu, 5-10 yıl içerisinde kaosla neticelendi. Yeni açılan fakültelerin bölümlerine yeni öğretim elemanları alındı ve bir süre sonra o bölümlere öğrenci gelmemeye başladı. Bunun yanı sıra, yakın üniversitelerin de öğrenci kapasiteleri bu olumsuzluktan etkilendi ve öğrenci sayıları giderek azaldı.  Mühendislik fakülteleri mezunu sayılarının, KPSS sınavı için açılan kontenjanlara göre çok fazla olması, işsizler ordusunu beraberinde getirdi. Bu durumda, mühendislerin kendi branşları dışında ki işlerde istihdam edilmelerine neden oldu.  Çoğu mühendis asker, polis veya branş dışı işlerde çalışmak zorunda kaldı. Plansız ve programsız fakülte açma uğraşıları eğitimde kaliteyi düşürdüğü gibi, rekabetçi bir yüksek öğretim yaklaşımını da olumsuz etkiledi. Çoğu fakültenin öğretim elemanları da kendi branşları dışında ki fakültelerde görevlendirilerek  meslekleri ile ilgili öğrenci yetiştirilmesine katkıda bulunamadı. Bu olumsuzlukların giderilmesi için öğrenci kontenjan planlamalarının gerçekçi ve ihtiyaca göre planlanması, öğretim elemanları aktif kullanım yol haritasının çizilmesi, yüksek öğretimde yeni ufuklar aralamak için elzemdir. Yoksa artık lisans kriteri değil, işe girmek için Doktora kriterleri bile yeterli olmayacaktır ki olmuyor da.

Yorumlar

Tema Tasarım | Osgaka.com