Ana Sayfa Köşe Yazıları, Prof.Dr.İnanç Özgen 7 Kasım 2023 62 Görüntüleme

Kassak Komisyonu Akdeniz Zirvesinde Gündemi Belirledi

Karabağ Savaş Suçları Araştırma Komisyonu, Uluslararası Akdeniz Zirvesi 2023 buluşmasında Kudüs ve Gazze özel gündemi ile bir araya geldi. Komisyon telekonferans yöntemi ile bir araya gelerek Akdeniz’de son dönemde ki gelişmeleri değerlendirdi ve gündemi belirleyen konu başlıklarını ulusal ve uluslararası kamuoyuyla paylaştı. Zirvede söz alan komisyon üyelerinin açıklamaları çok önemliydi. Şimdi bu açıklamalara bir göz atalım:

E. Tümamiral Cihat Yaycı Paşa’nın Uluslararası Akdeniz Zirvesi 2023 ve Gazze temalı konferansta önemli önerilerde bulundu.

“Akdeniz son derece önemli bir bölgedir. Türkiye ilk olarak Akdeniz’de münhasır ekonomik bölge ilan etmelidir, “Oradaki canlı kaynaklar bana aittir.” demelidir. Yıllık Akdeniz’de sadece orkinos balığı kaybı 400 milyon dolardır. Münhasır bölge ilan edilmediği için, getirisi olan bu balıkları el alem almaktadır. Mısır münhasır ekonomik bölgesi ilan etmiştir. Bizim balıkçılarımız Mısır kıyısına gidemezler ama Mısırlı balıkçılar Karpat açıklarında avlanabilmekteler.” dedi.

“Türkiye’de kamuoyu gücü çok güçlü.”

Cihat Yaycı Paşa: “Görevdeyken kimsenin yazamayacağı şeyleri yazdım ve kitap haline getirdim. Bedelini de ödedim. Mavi Vatan fikri benim fikrimdir, Libya Anlaşması metnini ben yazdım, oradaki haritayı ben çizdim.” dedi.

Prof. Dr. Ata Atun’un bu güzel toplantı için başta Başkan Salih Kurt olmak üzere bütün Komisyon üyelerine ve Moderatör Müslüm Aktürk’e saygı ve sevgilerini sunarak söz aldı ve “Amiralimize şunu sormak istiyorum, Türkiye neden hala münhasır ekonomik bölge ilan etmedi?” sorusuna Cihat Yaycı Paşa, “Muhtemelen Dışişleri Bakanlığı işten kaçtığı için henüz bir çalışma yapmadı. Ama Türkiye kan kaybediyor. İnşallah düzelir.” dedi.

Başkan Salih Kurt’un “Cihat Yaycı Paşamızın Münbiç ve Süleyman Şah Türbesi hakkında birtakım açıklamaları oldu. Ben de kendisine fikren katılıyorum, Türk askerinin şu anda Gazze’de savaşma durumunu olası dışı görüyorum. Ancak oradaki soykırıma istinaden bizler Türkiye’de bir çalışma başlattık, yerli ve yabancı birçok hukukçu da katılıyor. Türkiye’de uluslararası bir savaş suçları soruşturma mahkemesinin kurulmasına ilişkin görüşleriniz nelerdir?” şeklindeki sorusu üzerine E. Tümamiral Cihat Yaycı şöyle cevap verdi:

“Öncelikle ben şu soruyu sormak istiyorum. Türkiye’den Gazze’ye nasıl gideceksiniz, İsrail topraklarından geçmeden? Suriye’den güvenli bir şekilde geçilerek mi? Denizden inilerek mi? İsrail’e savaş ilan ederek mi? Türk devleti kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmelidir. En önemli menfaati Türk milletinin güvenliğini sağlamaktır. Türk milletinin güvenliğini ne için tehlikeye atacaksınız? Filistin haritasına, İsrail haritasına bakmadan konuşmak bile doğru değildir.” dedi.

“Gazze’de yaşananlar savaş suçunu çoktan geçmiştir. İnsanlık suçudur. “

“Soykırımın sona ermesi için tek yol Batı’nın ekonomisinin felç edilmesidir. Türkiye’nin yapabileceği tek şey, İslam İş birliği Teşkilatı’nı acilen bu gündemle toplayarak, Avrupa’ya petrol ve doğalgaz ihracatını kesmesi, tüm ticari anlaşmaları askıya almaları, tüm ödemeleri durdurmalarıdır. 3 gün sonra Avrupa’da herkes benzin kuyruğuna girer ve 3 gün sonra da soykırım sona erer.”

Filistin’in yerine getirmesi gereken öncelikleri olduğunu dile getiren E. Tümamiral Cihat Yaycı:

“İlk olarak Filistin GKRY büyükelçisini geri çekmeli. Türkiye’nin dostluğuna karşı KKTC’yi tanımalı ve başkenti Lefkoşa’ya büyükelçi atamalıdır.” dedi.

“İkinci Filistin Devleti deniz hidrokarbon kaynaklarına sahip çıkarak deniz kıyılarını işgalden korumak için Türkiye ile deniz yetki alanı sınırlandırma antlaşması, yani münhasır ekonomik bölge antlaşması yapmalıdır.” dedi.

“Üçüncü olarak Gazze’de yapılan soykırıma son verilmesi için İslam İş birliği Teşkilatı üye ülkeleri Batı’ya doğalgaz ve petrol ambargosu uygulayarak, Batı ile ilgili önemli antlaşmaları askıya alınmalıdır.” dedi.

KASSAK Medya Kurulu Başk. Yard. Yasemin Kurt’un “Türkiye’de uluslararası savaş suçları mahkemesi kurulsa,

Gazze’de işlenen bu insanlık suçları sorumluları Türkiye’de yargılanabilir mi?” sorusuna E. Tümamiral Cihat Yaycı Paşa, tertemiz bir yapıyla savaş suçları mahkemelerinin kurularak yargılanabileceğini ifade etti.

Başkan Salih KURT; “Türkiye’nin acil olarak ‘Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’ni kurması gerekiyor.” dedi. Bunun için Türkiye’nin elinde yeterli donelerinin olduğunu hatırlatarak, kapatılan askeri mahkemelerin içtihadının değiştirilerek Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi olarak uyarlanabileceğine dikkat çekti.

Türkiye’de lağvedilen askeri mahkemelerin bütün materyallerinin yeni kurulacak Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’ne devredilerek bir sihirli el değmiş gibi kısa bir sürede Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nin kurulabileceğini ifade etti.

Hatta bu mahkemelerin hukuk statüsü içerisinde yer alan birkaç ibarenin değiştirilmesiyle uluslararası hukuk normlarına uyarlanabilineceğini belirtti.

E. Tümamiral Cihat Yaycı; “Türkiye’de böyle bir mahkemenin Türk devletleri teşkilatının desteğini de alarak Türkiye’de kurulması önem arz etmektedir. Örnek verecek olursak x ülkenin bir devlet başkanı veya bakanı bir insanlık suçu işlediğinde tutuklanacağı için çevre ülkelere seyahat edemeyecektir, hakkında tutuklama hükmü verilen bir devlet adamı ile hiçbir devlet protokol imzalamayacaktır, bir antlaşma yapamayacaktır. Bu Türkiye’ye ciddi avantaj sağlar.” dedi.

Gazeteci Asif MEMMEDLI söz alarak: “Benzer acıları biz de Karabağ’da, Hocalı’da gördük. Her devletin kendi politikaları vardır. İsrail ve Gazze’de yaşananların bir an önce son bulmasını umuyoruz.” dedi.

Türkiye Hukukçular Derneği Genel Başkanı Av. Mustafa KURAN: “Ehliyetli ve dirayetli insanların bu camia içerisinde bulunmasından dolayı mutluluk duyuyorum. Bu durumu kendi vicdanıyla değerlendirerek soykırımı gerçekleştiren İsrail’e destek veren hem Amerika’nın hem Avrupa’nın başarısız olduğunu, sınıfta kaldıklarını ifade ediyorum. Uluslararası Savaş Suçları Soruşturma Mahkemesi kurulacak ve KASSAK Komisyon Başkanımızla birlikte, sorumlu İsrailli yöneticilerden ilk şikayetçi bizler olacağız. Haksızlıklara karşı dik duracağız. Başkanımız Sayın Salih Kurt’a ve tüm Komisyon üyelerine teşekkür ediyorum.” dedi.

Prof. Dr. Kerem Karabulut: “Cihat Paşamıza teşekkür ediyorum. Yüreğiyle, cesaretiyle örnek oluyor. İslam coğrafyasının durumu ortadadır. Diyelim ki Türkiye bugüne kadar her konuda yetersizdi, ama bundan sonra bilimi ve teknolojiyi ele alarak gücünü ortaya koyması gerekiyor. Bu toplantıyı bize organize eden başta Başkanımız Salih Kurt’a ve emeği geçen Komisyon üyelerine teşekkür ederek, bir sonraki konferansın fiziki olarak İstanbul veya Ankara’da bir araya gelerek, bir sonuç bildirgesi olarak yayınlarsak daha etkili olacağı kanaatindeyim.” dedi.

Prof. Dr. Kamran Rüstemov konuşmasında: “Filistin meselesinin Türkiye için önemini çok iyi biliyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın 2009’da Davos Zirvesi’ndeki dünyaya karşı çıkışı hala hatırımızdadır. Rusya, Filistin Devleti’nin kurulmasından yanadır. Hristiyanların kurduğu Uluslararası Mahkeme var. Ama onlar terör türetirler. İslam ve Türk devletleri bu zulümler karşısında öz fikirlerini söylemelidirler. İslam ve Türk dünyasında neden Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi olmasın? Bu anlamda Başkan Salih Kurt’un ve Komisyonun çalışmalarını destekliyoruz.” şeklinde konuştu.

Konuk Konuşmacı Uluslararası Ehli Beyit Derneği Başkanı Cesim Zeydanlı İsra Süresi 72. Ayet’e atıfta bulundu: “Her kim ki bu dünyada olup bitenleri hakikat çerçevesinde görmezlikten geliyorlarsa kıyamet günü de kör olacaklardır. (İsra,72. Ayet.) Medeni dediğimiz Avrupa, yaklaşık 8000 çocuk ve kadının soykırıma maruz kaldığı Gazze konusunda İsrail’i desteklemektedir. Bu anlamda karınca misali de olsa mazlum halka destek veren başta Kıymetli Başkanımız Sayın Salih Kurt olmak üzere her birinize çok teşekkür ederim. Dünyada gerçekleştirilen protestolarda, protestoculara gazetecilerin sorduğu: “Sizin Filistin’le alakanız nedir? sorusuna, dini İslam olmayanların verdiği şu cevabı hatırlayalım: “Gazze’de insanlar değil, insanlık ölüyor.” Gazetecilere verdikleri cevaplar çok manidardır.” dedi.

Konuk Konuşmacı Strateji Enstitüsü Başkanı Şener Mengene: ” Daha önce Gazze konusuyla ilgili bir çok çalışmalarımız olmuştur. İslam İş birliği Ülkeleri, D8 ülkeleri ile görüşmeler de yaptık. Teknik, ekonomik çalışmalarımıza göre, boykotun devamlılığının nasıl sağlanacağı yönünde stratejik bir çalışma yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu çok önemli program için her birinize teşekkür ederim.”

Prof. Dr. Qafar Chakmaklı Erciyes Üniversitesi’nde Ermeni Araştırmaları üzerine hala görev yaptığını belirterek, Ermeni soykırımı meselelerinde 1,5 milyon Ermeni’nin soykırıma uğradığını iddia edenlere cevap verdi. “Madem 1,5 milyon Ermeni soykırıma uğradı, o halde bunların mezarları nerede? Toplu mezarların şimdi gün yüzüne çıkması gerekirdi. Ermeni tarihi tamamen yalan ve kurgudur.” diyerek böyle bir uluslararası komisyona önderlik ettiği için Başkan Salih Kurt’a teşekkürlerini sundu.

Prof. Dr. İnanç Özgen konuşmasında: “Uluslararası Savaş Suçları Soruşturma Mahkemelerinin ülkemizde kurulmasını son derece önemli buluyorum. Bölgemizde ve özellikle Gazze’de yaşanan bu insanlık trajedisine ülke olarak sessiz kalmayacağımızın garantörlüğü, bu mahkemenin bir an önce ülkemizde kurulmasıdır. Bu tür önemli kararların ancak böyle üst düzey uluslararası toplantılarda alınması bile insanlık suçları işleyenlere bir tehdittir.” diyerek düşüncelerini ifade etti.

Öğretim Görevlisi Dr. Rahman Aydın görüşlerini ifade ederek“Çok önemli konuların görüşüldüğü bu toplantıyı organize edenlere, başta Başkanımız Sayın Salih Kurt’a çok teşekkür ederim. Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nin Türkiye’de kurulması için Başkanımız Salih Kurt önderliğinde gerekli tüm desteği vereceğiz.” dedi. Böyle önemli ve insanlığa hizmet eden uluslararası toplantıların düzenlendiği Komisyonda kendisine yer verilmesinin, kendi kariyeri için de tecrübe ve önem arz ettiğini vurgulayarak Başkan Salih Kurt’a teşekkür etti.

E. Yarbay Alparslan İmamqulu da söz alarak Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nin kurulmasının soykırımların önüne geçebileceğini, soykırım suçu işleyenlerin cezalandırılmasının bir nebze de olsa savaş suçlarına karşı atılacak en güzel adım olduğunu vurgulayarak bu anlamda büyük çaba gösteren Başkan Salih Kurt’a ve Komisyon üyelerine teşekkür etti.

Prof. Dr. Fahri Sakal, E. Tümamiral Cihat Yaycı’ya katıldığını ifade ederek: “Ambargo uygulamak da önemli bir stratejidir. Vatandaş olarak İsrail’e destek veren ülkelerin ve firmaların mallarını devlet olarak ihalelere sokmayarak ve vatandaş olarak da markette boykot etmeliyiz. Boykot edilen İsrail’e destek veren ülkelerin ve firmaların %10 müşteri kaybetmeleri, rakip firmaların %20 müşteri kazanması demektir. Silah ve diğer stratejik  ürünlerde, özellikle petrol ve doğalgazda ambargolar İsrail’e ve destekçilerine çok etkili yaptırım olacaktır. Başta Başkanımız Salih Kurt olmak üzere toplantıya katkı sağlayan tüm katılımcılara teşekkür ediyorum.” dedi.

Başkan Salih Kurt Konferans sonunda konferansa katkı sağlayan tüm Komisyon üyelerine ve misafir iştirakçilere teşekkür ederim dedi.

 

Yorumlar

Tema Tasarım | Osgaka.com