Ana Sayfa Gündem, Köşe Yazıları, Kültür&Sanat, Turan Ekinci 26 Nisan 2023 75 Görüntüleme

“Kızımın Nefesi” kitabını neden kaleme aldım?

Kızımın Nefesi” kitabını neden kaleme aldım?

İnsanlık tarihi araştırmacılarının çalışmaları ve çeşitli kaynaklara baktığımızda insanoğlu kimilerine göre on binlerce kimilerine göre yüzbinlerce kimilerine göre ise milyonlarca yıldır kâinatta var olan canlı türü olarak karşımıza çıkıyor.

Yaşadığımız 21. yüzyıla gelene dek fiziksel, ruhsal ve sosyal anlamda evrimleşen insan ne yazık ki varlığının ilk yıllarından itibaren hala değiştiremediği kötü yönleri nedeniyle hala huzuru yakalamış değil. Hayvani özellikler olarak adlandırabileceğimiz saldırma, zarar verme, öldürme gibi içgüdüsel davranışlar ilk çağ insanlarının kendisini koruma amacıyla yaptığı davranışlar iken günümüzde bu keyfiyete varan ego ve güç göstergesi olarak karşımıza çıkmakta. Bilime uzak toplumlarda ise gerek din gerekse öteden beri gelen örf adetler, toplumsal öğretiler gibi etkilerle insanların bu hayvani davranışlara kılıf üretme de kabul görmüş ve toplum içerisinde bir nevi katı kurallar haline gelmiş durumda ne yazık ki.

Kadın! Evet kadınlarımız, kız çocuklarımız ise bu baskının, bu hayvani düşüncelerin tartışmasız en büyük mağduru ve daha kötüsü yaşadığı mağduriyetin bile suçlusu olmaya devam ediyor. Erkeklerin her türlü gayri ahlaki hareketlerine gülen ve sırtını sıvazlayan toplum kızların fiziksel hastalık dönemlerini bile onun utancı olarak yüzüne vuracak kadar çelişkili bir iğrençliği aynı anda yaşayabiliyor maalesef.  Çeşitli sivil toplum kuruluşları ülkemizde bu anlamda baskıya, taciz ve tecavüze, sindirilmeye, hatta canından edilmeye her an aday olan kız çocukları ve kadınları korumak, onlara hukuki zeminde yer bulabilmek adına uğraşlar verse de önüne geçilemeyen anlaması imkânsız bir zorbalığın “biz erkek egemen toplumuz” zırvalığıyla kapatılmasına neden susuluyor bir bakalım isterseniz.

Düşman karşınızda ise tedbirinizi almak kolaydır ve zarar görmeden yaşamınızı sürdürebilirsiniz; ancak düşman hiç şüphelenmediğiniz, yanınızda yörenizde sürekli bulananlar arasında ise o zaman durumunuz çok zor demektir. İşte yüzyıllardır her türlü insanlık dışı taciz, tecavüz ve şiddete maruz kalan, erkeklerin karşısında hakkı olmadığına inandırılmış, hayata geliş amaçlarının doğurmak, çocuklarına bakmak, eşine, hatta eşinin ailesine hizmet etmek olduğunu kabullenmesi istenen kadın bu girdaptan kurtulmayı denedikçe karşısında bilmediği bir düşmanla karşılaşmış ve bir türlü kabuğunu kırmasına müsaade edilmemiştir. Peki bilinen düşmanlar erkekler tamam da bilinmeyen düşmanlar kim? Sıkı durun, o düşmanlar ne yazık ki kadınlar!

Kendi ruhunun derinliklerinde isyanlarla yaşadığı hayatı herkesin aynı şekilde yaşamasını isteyecek kadar kabullenmiş ve hata erkeklerden daha fazla savunmaya alışmış kör zihniyetli kadınlar. Kız çocuklarını baba ve erkek kardeşlerin hizmetçisi, gelinliğiyle gittiği evden kefeniyle çıkması gereken kocasının esiri haline getiren de ne yazık ki kadının ta kendisi. Şiddet gören kadının yaşadığı mağduriyette hata payı arayan, taciz ve tecavüze uğrayan kız çocukları veya kadınların bunu hak edecek isterik davranışlar sergileyip sergilemediği gibi iğrenç ayrıntıları bahis konusu eden kadınlar…

İşte örneklerini çokça verebileceğimiz mağdur edilen kız çocukları ve kadınlarımıza karşı artık herkesin topyekûn bir şeyler yapması gerektiği gün gibi ortada iken bir erkek yazar olarak yaşanmış olaylarla harmanlayarak yazdığım “Kızımın Nefesi” isimli romanımı tüm Türkiye’de farkındalık oluşturması açısından yayımladım.

Dini baskılar, örf adetler, sosyal sebepler, el alem tabuları ve daha birçok açıdan ele aldığım dram dolu hayatları, kız çocuk erkek çocuk ayrımının sonuçlarını irdelediğim bu romanın sadece kadınlar değil özellikle erkeklerin başucu rehberi olarak okumasını arzu ediyorum. Herkesin şapkasını önüne koyup düşüneceği bir dünyayı gözler önüne sermek isteğiyle yazdım bu kitabı.

“Kızımın Nefesi” Kitap Müptelası yayınlarından çıkardığım bir kitap tüm büyük kitap satış sitelerinde dağıtımdadır.

Hem “Kızımın Nefesi” isimli kitap hem de öncesinde çıkardığım “Denizde Bir Damla” ve “Ayrılığın Zirvesi” isimli kitaplarımın tüm telif gelirleri depremzedelere, SMA hastası çocuklara aktarılmaktadır bunu da dip not olarak belirtmek isterim.

Sevgiyle kalın.

Yorumlar

Tema Tasarım | Osgaka.com